Akşamüstü eve döner dönmez, İsmail kapıda Irmak’ı gördü. Gözleri ateş gibi yanıyordu, “Özledim,” diye fısıldadı, kollarını boynuna doladı. Salona kadar öpüşerek gittiler, tişörtler yere saçıldı. Irmak koltuğa yaslandı, eteğini sıyırdı. İsmail arkadan yaklaştı, kayganlaştırarak yavaşça götten girdi – derin, ritmik. Irmak’ın inlemeleri odayı doldurdu, elleri yastığı sıktı. Hızlandılar, ter içinde doruğa ulaştılar. Titreyerek boşaldılar, sarılıp yattılar. Kalp atışları yavaşladı, evleri o an tutkulu bir cennetti.