Zehra ve İlayda, bir akşamüstü şehirdeki dairelerinde yalnız kalınca, havayı ısıtmaya karar verdiler. Loş ışıklı yatak odasında, şarap kadehleri masada ışıldarken, Zehra, “Bu gece alev alalım!” dedi, uzun siyah saçları omzuna dökülürken gözleri kıvılcımlandı. İlayda, “Hadi, coşalım!” diye kıkırdadı, kumral dalgaları yastığa dağılırken dudakları şehvetle kıvrıldı. Zehra, İlayda’yı sırtüstü yatırıp bacaklarını omzuna aldı; diliyle önce dış dudaklarını nazikçe okşadı, sonra klitorisini bulup emmeye başladı. İlayda’nın kalçaları havalandı, “Zehra… harikasın…” diye inledi. Zehra gülümsedi, dilini daha derine kaydırdı. Sonra İlayda sırayı aldı; Zehra’yı dört ayak üstüne getirip arkadan amcığını yaladı, dili ıslak ve sıcaktı, Zehra’nın inlemeleri odayı doldurdu.
on Ocak 30, 2026