Hayrettin, Çeşme’deki taş otelin en kuytu, çam ağaçlarına bakan odasını öğleden sonra kilitledi. Asude’ye “biraz hava alalım” diye attı mesajı. Kapıyı açtığında üzerinde sadece ince keten bir şort vardı, göğsü terle ıslanmıştı. Asude içeri girer girmez çantasını yere attı: “Hava mı? Senin aklından hava geçmiyor belli.”Oda loş, perdeler yarı kapalı, içeriye zeytin kokusu sızıyordu. Hayrettin onu duvara yasladı, yazlık elbisesini tek hamlede sıyırdı, külotu bile yoktu.
on Ocak 25, 2026