Metehan ve Tülay, oturma odasındaki lambanın loş ışığında, yan yana uzanmışlardı. Aralarındaki sessizlik, derin bir anlaşmanın habercisiydi. Yavaşça başlayan dokunuşlar, karşılıklı bir istek ve güvenle derinleşti. Sabırlı ve özenli bir hazırlığın ardından, aşina bedenler yeni bir yakınlıkta buluştu. Tülay’ın nefesi, Metehan’ın kulağında bir fısıltıya dönüştü. Bu an, sadece fiziksel bir birleşme değil, uzun süredir var olan bir bağın sessizce kutlanmasıydı. Zirveden sonra, sıcak bir kucaklaşma içinde, yavaşlayan kalp atışlarının ve sakinleşen nefeslerin ritminde dinlendiler. Odadaki huzur, dışarıdaki gece sessizliğiyle birleşti.
on Ocak 2, 2026